Yalakalık bir yetenektir
Şirketinizde en yüksek getirili yeteneğin bu olmasına kim karar verdi?
Yönetici toplantılarında en sık duyduğum şikâyet şu: “Yalakalar yükseliyor, asıl çalışanlar küsüyor.”
Bu cümleyi kuran kişiye hep aynı soruyu soruyorum. Yükselttiğiniz kişi tam olarak ne yaptı? Aldığım cevaplar birbirine benziyor. Her toplantıda hazırdı. Ne söylersem arkasında durdu. Zor haftamda yanımdaydı.
Bunların hiçbiri tesadüf değil. Hepsi iş. Üstelik zor iş.
Yalakalığa yetenek demiyoruz, çünkü yetenek dersek ücretini tartışmak zorunda kalırız.
- 01
Zamanlamayı okumakBir fikri savunmak kolaydır. Onu hangi dakikada savunacağını bilmek ayrı bir iştir. Odada havanın ne zaman değiştiğini, hangi cümleden sonra sessizliğin uzayacağını ve yöneticinin hangi anda desteğe ihtiyaç duyduğunu sezmek analitik bir beceridir. Excel öğretilebilir. Bu öğretilemiyor.
- 02
Bedeli kabul etmekToplantıdan çıktığında meslektaşları onunla aynı asansöre binmiyor. Öğle yemeğinde masası biraz daha boş. Bu bir maliyettir ve o bu maliyeti bilerek ödüyor. Ödediği için de karşılığını istiyor. Bunu ayıp bulan yönetici, ücretsiz sadakat bekliyor demektir.
- 03
Duygusal işçilikYöneticinin o sabah nasıl bir insan olduğunu takip etmek emektir. Hangi haberin ne zaman verileceğine karar vermek emektir. Kötü haberi yumuşatmadan ama sertleştirmeden taşımak emektir. Bu işi yapan kişi, aslında yöneticinin öngörülemezliğinin bedelini şirket adına üstleniyor. Faturayı kesen yok; taşıyan var.
- 04
Bilgi kanalı olmakKimsenin söylemediği şeyleri o söylüyor. Kimin görüşmeye çıktığını, hangi ekipte huzursuzluk olduğunu, hangi projenin gerçekte geciktiğini ondan öğreniyorsunuz. Bu bilgi para kazandırıyor. Bilgi taşıyan kişiye ödeme yapmak casusluk değil, piyasa fiyatıdır.
- 05
RahatlatmakEn zor madde bu. Çünkü en değerlisi bu. Bir yönetici günün sonunda kendi kararından emin olmak ister. Ona bu emniyeti veren kişi bir ürün satmıştır ve o ürünün fiyatı yüksektir. Çoğu yönetici bu fiyatı sorgusuz öder.
Neden buna yetenek demiyoruz?
Çünkü yetenek dersek bir şey yapmak zorunda kalırız: ücretini konuşmak. Yetenek ölçülür, kıyaslanır, pazarlığı yapılır. Yalakalık ise ahlaki bir kusur sayıldığı sürece bedava kalır. Kimse kusurunun karşılığını açıkça isteyemez.
Bu, yöneticinin işine gelir. Şirketteki en kıymetli hizmeti, adı kötü olduğu için indirimli alır.
Asıl soru
“Yalakalar yükseliyor” diyen yönetici, farkında olmadan kendi terfi kriterini ilan etmiş oluyor. O kriteri belirleyen başkası değil. Yükselen kişi, şirketin ödüllendirdiği davranışı doğru okumuş kişidir. Sistemi okumak bir zekâ türüdür ve cezalandırılacak bir şey değildir.
Soru şu değil: yalakalık yetenek midir? Soru şu: bu şirkette en yüksek getirili yeteneğin bu olmasına kim karar verdi?
Cevabı ararken kendi adınızı listeden çıkarmayın.
Yalakalığa yetenek demediğiniz sürece ücretini konuşmak zorunda kalmazsınız. Bedavaya aldığınız hizmetin fiyatını da hiç öğrenemezsiniz.